|
|
2/19/2007 WINDOWS XP CD'Sİ İLE DİSK BÖLÜMLEME – DOSYA SİSTEMİ SEÇİMİ & FORMATLAMA – WINDOWS KURULUMU
Bu yazımızda Windows XP CD' si ile hard disk bölümleme, dosya sistemi seçimi (FAT32 / NTFS), format atma ve Windows kurulumundan bahsedeceğiz. Bunları yapabilmemiz için öncelikle bootable yani sistemi CD-ROM' dan başlatabilecek özelliğe sahip Windows XP Professional CD' sine ihtiyacımız olacak. Önce hard diske kopyalanıp daha sonra buradan CD' ye yazılanlarda eğer özel olarak bootable özellik verilmediyse bu CD ile sistemi başlatamazsınız. Peki, niye başlatılamıyor, bootable ve BIOS ne demek önce onu inceleyelim. Bilgisayarımızın güç düğmesine ilk dokunduğumuzda BIOS arabirimi ( Basic Input Output System – Temel Giriş - Çıkış Sistemi) devreye girer. BIOS kısaca bilgisayara işletim sistemi (Windows, Linux vs.) yükleninceye kadar olan tüm donanım kontrol, donanım tanıma-haberleşme, donanımın ayarlama ve işletim sistemini başlatmaktan sorumludur. Bilgisayar ilk açıldığında bilgisayara takılı çevre birimleri tanır ve kontrol eder. Mesela RAM veya ekran kartınız takılı değil veya bozuk diyelim BIOS uzun ve kısa seslerden o hataya karşılık gelen özel uyarı ile öterek sizi uyarır. Çok fazla da derine dalmadan hemen BOIS' un işletim sistemini başlatmasından sorumlu olduğu kısmına gelelim. BIOS tüm donanım kontrol ve ayarlamaları vs. görevlerini yaptıktan sonra sıra işletim sistemini başlatmaya gelir. Buna bilgisayarın boot etmesi de denir. BIOS sistemi başlatmak için ayarlanan bir sırayı takip eder. Örneğin ilk önce CD-ROM, sonra 3½ Disket Sürücü (A sonra harddisk gibi. Siz bu öncelik sırasını BIOS ayarlarına girerek değiştirebilirsiniz. BIOS bu sıradaki tüm sürücülerin sadece boot sektörü denen ilk sektöründe açılış bilgisi arar. Açılış bilgisi bulduğu ilk sürücüden sistemi açar. Hiçbir sürücüde açılış bilgisi bulamazsa “No system disk found…” hatası alırsınız. Boot Sektörü sürücünün ilk sektörüdür ve özeldir. Açılış bilgisi de bu sektöre özel bir şekilde yazılır. Bu açılış bilgisi sistemi başlatacak olan ilk dosyaya yönlendiren bir adres bilgisidir, bu bilgi dosya değildir. Bu nedenle siz yeni hard diskinize tüm Windows' u bire bir kopyalasanız bile bu yeni hard diskinizle sistemi başlatamazsınız. Çünkü yeni hard diskinizin boot sektörüne açılış bilgisi yazılı değildir, bu nedenle BIOS açılış bilgisini bulamadığından sistemi başlatamaz. Bu bilgi dosya kopyalamakla yazılmaz. Bu bilgi Windows kurarken kurulum sırasında özel olarak yazılır. CD-ROM da da durum hard disk ile aynıdır. Eğer Windows CD' nizin boot sektöründe açılış bilgisi yoksa (bootable değilse), BIOS açılış bilgisi bulamaz ve CD' den sistem açılmaz. Nero CD Yazma seçeneklerinde Bootable Data Disk seçeneği bu tip açılış CD' si yapmaya yarar, açılış bilgisini CD' nin boot sektörüne özel olarak yazar. Bu açılış ile ilgili bilgileri verdikten sonra artık Windows XP CD' si ile sistemin açılışına geçebiliriz. Windows kurulumu vs. yapacağımızdan C: sürücünüzdeki bilgilerinizi yedeklemenizi hatırlatmadan geçmeyelim. Eğer Hard disk bölümleme de yapacaksanız bölümleme sonrası hard diskinizde tüm bilgiler silineceğinden hard diskinizdeki tüm bilgileri yedeklemeniz gerektiğini de hatırlatalım. Hard disk bölümlemeyi Windows ortamında “ Partition Manager ” gibi programlarla da yapabilirsiniz. Biz “FDisk” ile uğraşmadan Windows XP CD' si ile nasıl yapabileceğimize de bakacağız. Tüm yedeklemeleri yaptıktan sonra format atıp Windows XP kurmaya hazırsanız Windows XP CD' nizi optik sürücünüze takın. Küçük bir hatırlatma da yapalım, Optik sürücünüz, harddiskiniz ile farklı kanaldan anakarta bağlı olması ve DVD-ROM yerine CD-ROM tercih etmeniz kurulum hızını arttıracaktır. Windows Kurulum CD' nizi optik sürücünüze taktıktan sonra bilgisayarınızı yeniden başlatın. Sisteminiz harddiskinizden önce CD' nizden açılmıyorsa BIOS ayarlarından: First Boot Device: CD-ROM veya Optik sürücünüzün Marka ve Modeli Second Boot Device: IDE0 veya Harddiskinizin Marka ve Modeli Third Boot Device: Önemsiz… Olarak değiştirin. Sistemi tekrar başlatın. Sistem CD' den açıldığında aşağıdaki uyarıyı göreceksiniz: CD' den önyükleme için bir tuşa basın… Bu uyarıyı gördüğünüz gibi bir tuşa basarak önyüklemeyi başlatın. Aman acele edin bu uyarı zaman ayarlı. Önyüklemeyi başlatınca şöyle arkanıza yaslanın, hiçbir tuşa basmayın ve sisteminizi tanımak ve kurulumu başlatabilmek için gerekli dosyaların RAM' e yüklenmesini bekleyin. Karşınıza;
-------------------------------------------------------------------------------- Kur'a Hoş Geldiniz • Windows XP' yi kurmak için ENTER' a basın • Kurtarma konsoluyla Windows XP yüklemesini onarmak için “R” tuşuna basın • Windows XP yüklemesinden çıkmak için F3' e basın
-------------------------------------------------------------------------------- Kurtarma konsolu profesyonel bilgisayar kullanıcıları için Windows XP kurtarma konsolunu açar, F3 tuşu da bu kurulumu iptal eder. Biz Windows XP kurmak istediğimize göre “ENTER” tuşuna basıyoruz. Karşımıza Microsoft Lisans Sözleşmesi gelecek. “F8” tuşuyla sözleşmeyi kabul ediyoruz. Windows XP' yi kurmak için kabul etmekten başka bir çaremiz yok Sözleşmeyi kabul edince Kur programı harddiskinizde önceki Windows sürümlerini araştıracak. Bilgisayarınızda daha önceden Windows kuruluysa listede sürücü adı ve kurulu olan Windows sürümü görüntülenecektir. Örneğin C: sürücünüzde Windows XP Professional kuruluysa listede şöyle yazacaktır: C:\Windows “Microsoft Windows XP Professional” Seçeneklerde ise şunları göreceksiniz:
-------------------------------------------------------------------------------- • Seçili Windows XP yüklemesini onarmak için “R” ‘ ye basın • Onarım yapmadan yeni bir Windows XP yüklemek için ESC' ye basın -------------------------------------------------------------------------------- Şimdi bu seçeneklerin ne olduğuna göz atalım. İlk seçenek her ne kadar eski kullandığınız Windows XP' nizi tamir edeceğini söylese de durum o kadar iç açıcı değil. Bu seçeneği seçtiğinizde Windows XP sistem dosyaları silinir ve yenileri yüklenir, kayıt defteriniz sıfırlanır. Böylece çoğu program düzgün çalışmaz. Bu seçenek sadece hiç açılmayan Windows XP' nizi dosya kurtarma vs. için geçici kullanım için açılmasını sağlar, dosyalarınızı vs. kurtardıktan sonra format atıp yeni bir Windows XP kurmak durumundasınız. Biz onarım yapmadan yeni bir Windows XP kuracaksak (ikinci seçenek) “ESC” ‘ ye basıyoruz. ESC' ye bastığımızda asıl en önemli sayfaya geliyoruz. Bu sayfada sisteminize bağlı harddiskler, sürücüler ve dosya sistemi ekrana gelecektir. (Linux da kuruluysa ve NTFS ve FAT32 harici kendi dosya sistemini kullanıyorsa onun dosya sistemini bilinmeyen format yazacaktır.) Karşımıza şu seçenekler gelecek:
-------------------------------------------------------------------------------- • Seçili öğede Windows XP kurmak için ENTER' a basın • Bölümlenmemiş alanda bölüm oluşturmak için C' ye basın • Seçili bölümü silmek için D' ye basın -------------------------------------------------------------------------------- Harddisk Bölümleme yapmak istemeyenler, harddiski zaten önceden bölünmüş olanlar ve Windows XP kurmaya devam etmek isteyenler buraya tıklayarak yazıya oradan devam edin… HARDDİSK BÖLÜMLEME: !!! Harddisk bölümleme sonucunda harddiskinizdeki tüm bilgiler kaybolacaktır. Tüm harddiskinizi başka bir ortama yedeklemeyi unutmayın !!! Eğer tüm yedeklemeleri yaptıysanız aşağıdaki yazıya devam edin. Yeni bir harddisk almadıysanız ve eski harddiskinizin bölümlemesini değiştirmek istiyorsanız listede görünen tüm sürücüleri (C: , D: vs.) “D” ‘ ye basarak silin, D' ye bastığınızda tüm bilgilerin kaybolacağı uyarı ekranını onaylayın. Böylece harddiskiniz ilk alındığı durumuna döndü. Harddiskini yeni alanlar ve bölümlemek isteyenler veya üst paragraftakini uygulayanlar için listede tüm harddiskiniz “ Bölümlenmemiş Alan ” olarak görünecektir. Şöyle yazacaktır:
-------------------------------------------------------------------------------- Bölümlenmemiş Alan xxx MB -------------------------------------------------------------------------------- Evet, şimdi ikinci seçenek olan “Bölümlenmemiş alanda bölüm oluşturmak için “C” tuşuna basıyoruz. Bu bizim C: sürücümüz olacak. Sizden sürücünün kapasitesini girmenizi isteyecek, C: sürücünüzün ne kadar olmasını istiyorsanız onu girin ve onaylayın. Eğer tüm harddiskinizin C: olmasını istiyorsanız D: istemiyorsanız (Kesinlikle tavsiye etmem !!!) tamamını gireceksiniz. Önceki listeye dönecek. Bu sefer listede: -------------------------------------------------------------------------------- • C: xxx MB • Bölümlenmemiş Alan xxx MB -------------------------------------------------------------------------------- Olarak yazacaktır. D: sürücüsü oluşturmak için Bölümlenmemiş alanı seçin ve Bölümlenmemiş Alanda B ölüm Oluşturma tuşu olan C' ye basın. Size gene D: sürücüsünün kapasitesini soracak eğer sadece C: ve D: sürücüsü istiyorsanız (sadece 2 sürücü olsun diyorsanız) bu alana geri kalan kapasitenin tamamını girin (hemen üst kısımda kalan tüm kapasiteyi size söyleyecek). Ekranı onayladığınızda liste şöyle olacak:
-------------------------------------------------------------------------------- • C: xxx MB • D: xxx MB • Bölümlenmemiş alan xxx MB -------------------------------------------------------------------------------- Eğer E: sürücüsü istiyorsanız tekrar üstteki adımları uygulayın. İstemiyorsanız zaten tüm geri kalan kapasiteyi D: sürücüsüne bırakmış olmalıydınız. Geri kalan tüm kapasiteyi D: sürücüsüne vermenize rağmen listede hala “5MB” civarı bölümlenmemiş alan görünüyor hata mı yaptım demeyin. Bu 5 MB, harddisk bölümleme vb. tablo ve bilgilerin tutulması için özel olarak ayrılır. Bu 5MB civarı olan bölüme müdahale edemezsiniz. Harddisk bölümlemeyi bitirmiş bulunuyoruz. Bu adımda sürücülerinizi oluşturduk fakat formatlamadık. Bu sürücüleri kullanabilmek için formatlanması gerektiği aklınızda bulunsun. Windows XP ‘ yi kurmak istediğiniz sürücüyü seçin (C: sürücüsü tavsiye edilir), “ENTER” tuşuna basın. Harddisk bölümleme yapanlar için buraya tıklayıp yazıya oradan devam edin… Windows XP KURULUMU: Harddisk bölümleme yapmak istemeyenler için buradan devam ediyoruz. Seçenekleri tekrar yazalım:
-------------------------------------------------------------------------------- • Seçili öğede Windows XP kurmak için ENTER' a basın • Bölümlenmemiş alanda bölüm oluşturmak için C' ye basın • Seçili bölümü silmek için D' ye basın --------------------------------------------------------------------------------
2. ve 3. seçenekler harddisk bölümleme için kullanılıyor. Siz harddisk bölümleme yapmayacağınız için 1. seçenek sizin için gerekli olacak. Windows XP kurmak istediğiniz sürücüyü seçip (C: sürücüsü önerilir) “ENTER” tuşuna basın. Daha önceden seçtiğiniz bölümde Windows kuruluysa, aynı sürücüye birden çok Windows kurulduğunda çalışmayacağını söyleyen bir uyarı gelecek. • Eğer ikinci bir işletim sistemi olarak Windows XP istiyorsanız (çift işletim sistemi) başka bir sürücü seçin. • Eğer sadece Windows XP kurmak istiyorum çift işletim sistemi istemiyorum diyorsanız bu uyarıyı kafanıza takmıyorsunuz çünkü ileriki adımda eski Windows' a format atma gibi seçeneğimiz olacak. FORMATLAMA VE DOSYA SİSTEMİ SEÇİMİ: Evet, geldik format atma ve dosya sistemi seçimine. Karşımıza şu seçenekler gelecek:
-------------------------------------------------------------------------------- • Bölümü NTFS dosya sistemini kullanarak biçimlendir. (Çabuk) • Bölümü FAT dosya sistemini kullanarak biçimlendir. (Çabuk) • Bölümü NTFS dosya sistemini kullanarak biçimlendir. • Bölümü FAT dosya sistemini kullanarak biçimlendir. • Dosya sistemini olduğu gibi bırak -------------------------------------------------------------------------------- İlk 4 seçenek format atar en son seçenek seçili sürücüye format atmadan kuruluma başlar. Çift işletim sistemi kuracaksanız ve sürücünüzün içeriği silinmeden Windows kurmak istiyorsanız son seçeneği seçeceksiniz. Şimdi kuruluma biraz ara verelim ve NTFS ve FAT dosya sistemlerine ve hangi durumda hangisini seçeceğimize bir göz atalım. NTFS ve FAT32 Dosya Sistemleri: Bu dosya sistemlerine yüzeysel olarak karşılaştırmalı bakalım: NTFS Avantaj ve Dezavantajları: • Sadece Windows XP / Windows 2000 / Windows NT tarafından desteklenir, Windows 98 / Me bu dosya sistemiyle biçimlendirilmiş sürücüye ulaşamaz. • Güvenlik ön plandadır, NTFS ile Windows XP / Windows 2000 / Windows NT de bilgisayar yöneticisi diğer kısıtlı hesaplara; şu dosya ve klasörü görmesin (ulaşamasın) , şunu silmesin, şuraya en fazla x MB dosya yazabilsin gibi kısıtlamalar yapılabilir. Ayrıntılı bilgi için bana mail atabilirsiniz. • Dosya sistemi çok sağlamdır. Dosyaların kayıtları 2 yerde tutulduğundan dosya kayıpları ve hataları neredeyse yoktur. Bu dosya sistemi için ek 200–300 MB (harddiskin boyutuna göre değişir) kayıt alanı işgal edilir. • Harddiskinizin okuma kafası biraz daha çok hareket eder, biraz daha hızlı olmasını gerektirir ama bu konu çok da abartılacak kadar değildir. 7200rpm harddiskler için problem yoktur, aşağısı için hafif bir yavaşlama olur. • NTFS biçimlendirilen sürücü format atılmadan FAT32' ye çevrilemez. • Disk Birleştiricisi gibi dosya işlemleri çok hızlıdır. En dağınık harddiskinizi birleştirmek 15 dakikayı genelde geçmez. FAT32 Avantaj ve Dezavantajları: • Tüm Windows' lar tarafından ulaşılabilir (95 hariç). • Güvenlik yoktur. Windows XP / 2000 / NT de kısıtlı hesaba sahip kullanıcılar rahatlıkla tüm harddiske ulaşabilir, istediği belgeyi görebilir, değiştirebilir, silebilir. Bu konuda kısıtlama konulamaz. • Dosya sistemi NTFS' e göre sağlamlık derecesi daha düşüktür. • FAT32 biçimlenen sürücü NTFS' e dosyalarınız korunarak komut sisteminden “convert” komutuyla çevrilebilir. • Disk birleştiricisi gibi dosya işlemleri yavaştır. 1 saati bulan birleştirmeler olabilir. İşte dosya sistemlerine en genel özellikleriyle baktık. Şimdi gelelim benim tavsiyeme. Eğer çift işletim sistemi kullanıyorsanız ve bunlardan bir tanesi Windows 98 / ME ise bu işletim sistemleriyle de sürücünüze ulaşmak için FAT32 tercih edin. Harddiskiniz çok eski ve çok yavaşsa da FAT32 tercih edilebilir. Diğer durumlarda NTFS dosya sistemini tercih etmenizi kesinlikle öneririm. Güvenliğiniz her şeyden önce gelir. Eğer kullanıcı hesaplarını çok aktif kullanıyorsanız (yönetici-kısıtlı hesap) zaten NTFS olmadan kesinlikle bu hesapların bir anlamı kalmaz. Evet, Windows kurulumuna kaldığımız yerden devam ediyoruz, seçenekleri hatırlamak için tekrar yazıyorum:
-------------------------------------------------------------------------------- • Bölümü NTFS dosya sistemini kullanarak biçimlendir. (Çabuk) • Bölümü FAT dosya sistemini kullanarak biçimlendir. (Çabuk) • Bölümü NTFS dosya sistemini kullanarak biçimlendir. • Bölümü FAT dosya sistemini kullanarak biçimlendir. • Dosya sistemini olduğu gibi bırak -------------------------------------------------------------------------------- (Çabuk) yazanlar DOS' tan bildiğiniz Quick Format' ın karşılığıdır. Ben Quick Formatı kesinlikle tavsiye etmiyorum, her zaman normal format atın. Neden diyeceksiniz, normal formatta sürücünüzün bozuk alanları (Bad Sector' ler) işaretlenir ve bu alanlara ileride dosya bilgisi yazılmaz. Quick formatta ise tüm sürücü hatasız kabul edilir, bozuk alanlar incelenmez ve ileride bu bozuk alana dosya yazılabilir ve dosya kaybedilebilir. Bu sadece harddiskiniz değil disket sürücünüzde de geçerli bir durumdur. Format atmadan ve sürücünün içeriğini silmeden Windows kurmak istiyorsanız son seçenek olan "Dosya sistemini olduğu gibi bırak" seçeneğini seçiniz. Format atmak için ilk 2 seçeneği geçiyoruz, 3. ve 4. seçeneklerden birini (NTFS veya FAT) durumunuza göre seçin. Seçiminizi yapıp "ENTER" tuşuna bastıktan sonra formatlama başlayacak ve formatlama bitince otomatik olarak Windows XP Kurumu başlayacaktır. Bundan sonrası için sizin yapacağınız çok fazla bir şey kalmıyor. Her şey otomatik olarak hallediliyor. Windows XP' yi kurduktan sonra benden küçük bir hatırlatma mutlaka Ekran Kartı, Ses Kartı gibi sürücülerinizi Windows' un tanıdığıyla yetinmeyin mutlaka üreticisinin sitesine gidip son sürüm Windows XP sürücülerini indirip kurun. Windows XP' nin tanıdığı sürücülerle donanımınızın tüm özellikleri kullanılmayabilir.
yada siteyi inceleyebilirsiniz
http://destek.ce.metu.edu.tr/yardim/windowskur/
alıntıdır...
İçki yasaklanabilir. Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok. Ama rakı asla...
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.
Yurt sevgisidir örneğin. İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa... Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır. Gurbete bile iyi gelir.
Kontörsüz muhabbettir. Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir. Kahkahadır. Hatıraları kaydeden hard disk'tir.
Botoks'tur bir nevi. En kaknemi bile bir başka görünür gözüne. Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır... İçilir, güzelleşilir.
Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin. Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin. Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'de TIR parası ödersin, ayrı... Ama kürkçü dükkânıdır. Döner dolaşır, gelirsin...
Orhan Gencebay'dır. Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın... Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin... İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır... Tatlıses'tir. Realite'dir.
Çocuktur, ağlarsın. Hele beyaz "p"eynir ile "k"avun olursa sağında solunda. Örgüttür. PRK... Ama bölücü değil, birleştirici... Türk'ü de içer, Kürt'ü de, Laz'ı da... Sor bak, Ermeni'si de, Rum'u da, Yahudi'si de...
AB'cidir. Çünkü Rum öyle bir meze yapar ki, helali hoş olsun, Kıbrıs'ı veresin gelir..
Madem yasaklayacaksın rakıyı... Neden balık avlıyorsun o zaman? Şerbetle mi yiyeceksin lüferi? Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin... İnek miyiz biz?
Yoksa Şakşuka'yı şarkı mı zannediyorsun sen?
Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun... Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli... Şiir yazıyorum Şiir yazıp eskiler alıyorum Eskiler verip musikiler alıyorum Bir de rakı şişesinde balık olsam... Kızılderinin biri bizonlarını otlatıyormuş. Derken bir Kovboy gelmiş sormuş: - Köpek senin köpeğin mi? - O köpek benim olmak! - Onunla konuşabilir miyim? - Köpek konuşamamak! Kovboy köpeğe yaklaşır. - Nasılsın? - Fena değil! (Kızılderili şaşkın...) - Bu kızılderili senin sahibin mi? - Evet. - Sana iyi davranıyor mu? - Evet,çok iyi. Günde iki kez tuvalet için dolaştırıyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor.(Kızılderili bu arada kafayı yemektedir) Kovboy kızılderiliye sorar. - Bu at senin atın mı? - O at benim olmak! - Onunla konuşabilir miyim? - At konuşamamak! Kovboy ata yaklaşır. - Nasılsın? - Fena değil! (Kızılderili daha da şaşkın...) - Bu kızılderili senin sahibin mi? - Evet. -Sana nasıl davranıyor? - İyi. Bana hergün gerekli yürüyüşleri yaptırıyor, fazla yük bindirmiyor, günde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve içinde yiyecek ve yataklık olan ufak bir ahır inşaa ediyor.(Kızılderili ne gözlerine ne de kulaklarına inanmaktadır) Kovboy tekrar kızılderilinin yanına gelir. - Bu dişi eşek senin mi? - Eşek benim olmak, konuşmak ama çok yalan söylemek... Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki; - Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında... Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar: - Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler... Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki; - Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında... En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya... Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla; - İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi? Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve; - Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der. Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar: - Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz? Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki; - Zor oldu ama "Konuşturduk p***vengi" Adam ve kadın barda karşılaşırlar. Aradaki sıcak etkileşim sonucu soluğu kadının evinde alırlar. Ateşli bir aşktan sonra adam yatağın yanında duran fotoğrafı görür. Bu arada adamın kulağı ile meşgul olan kadına "- Hey, baksana, bu adam senin kocan mı?" diye sorar. Kadın " I-ıh " diye cevap verir kısaca ve adam ile uğraşmaya devam eder.Ama adamın kafasına takılmıştır bir kere. "- Peki erkek arkadaşın mı?" diye sorar. Kadın yine kısaca "yo" diye cevap verir. Adamın merakı iyice artmıştır. "- O zaman baban yada erkek kardeşin olmalı" der. Kadın gülümseyerek "Hayır hayır değil" der. Adam dayanamaz ve "- Allah aşkına söyle o zaman kim bu adam ? " der. Kadın kafasını adama çevirir gözlerinin içine bakar ve gülümser " 2 yıl önceki fotoğrafım. " der. Diyarbakır'da Şehmus okula gelir, tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar; - ''Şehmus oğlum ne oldu sana?''. Şehmus der; - ''Babam dövmiştir''. Hoca sorar: - ''Niye oğlum?''. - ''Valla bilmiyom hocam akşam evde yatiydik biraz sonra babamın sesini duyuyom, Ali uyudun'mi Ali'den ses çıkmiy Veli uyudun'mi, e Veli'den de ses çıkmiy Memed uyudin'mi Memed'den de ses çıkmiy Şehmus uyudin'mi diy, ben de yok buba uyumadim diyrem oda geliy beni döviy''. Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövulmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla gider yanına; - ''Şehmus ne oldu kim yaptı'' der. Şehmus; - ''Bubam yapmıştir''. - ''Niye Şehmus ne oldu?''. Şehmus anlatır; - ''Hocam akşam evde yatiydik biraz sonra yine bubam'ın sesini duyuyom, Ali uyudun'mi Ali'den ses çıkmiy Veli uyudun'mi e Veli'den de ses çıkmiy Memed uyudin'mi Memed'den de ses çıkmiy Şehmus uyudin'mi diy, ben de uyumadim ama hiç ses itmedim. Bunun üzerine anam ile bubam bir giprasmaya başladiler anlamadim ne oliy biraz sonra anam dedi ki; - ''la ihsan ben geliyom''.. bubam da; - ''haticem ben de geliyom'' dedi.. ben de; - ''ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim''... Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Iraklı kahvede oturmuş çay içiyorlar. Amerikalı çayini bitirince bardagi havaya fırlatmış, silahını çıkarıp bardaga ateş edip parcalamış: - "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da aynı bardakla iki kere çay içmeyiz" İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardagı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardagı parçalamış: - "Bizim Ingiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardır ki, aynı bardakla iki kere çay içmeyiz" Bunun üzerine Iraklı da çayını bitirmiş, bardagı havaya fırlatmış, silahını çekip Amerikalı ve Ingilizi vurup öldürmüş: -"Bağdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki, biz aynı adamlarla oturup iki kere çay içmeyiz..." SPAM nedir
--------------------------------------------------------------------------------
Sürekli aldığımız "bu mesajı bilmem kaç kişiye yollarsanız, x kurulusu Mesaj basına x dolar verecek" veya ''size gelen bu mesajı en az 15 kişiye göndermezseniz basınız dertten kurtulmayacak'', "bu sitede Atatürk'e hakaretler edilmektedir, 20.000 kisi birikince kapatilacaktir" türünden e-postaların gerçekle hiçbir ilgisi yoktur ve SPAM olarak adlandırılır. SPAM kapsamındaki diğer tip e-postalar, bir takim ürün satis ilanları, zincir mektuplar, ne idügü belirsiz virus uyarilari, dünya bilmem kimler birligi olarak zavalli Afgan kadinlarina veya bilmem kim kurulusunun dünyayı zehirlediğine vs. yönelik imza kampanyalari, bilmem ne adresinden alınacak program ile surf yaparken para kazanacagimizi anlatan postalar,Microsoft'un yeni programlarina koydugu bir kodla bütün e-postaları izlemesi, sinemada iğne ile AIDS kapanlar veya böbrekleri çalınanlarla ilgili hikayeler, zavalli hasta bir çocugun (hep ayni senaryo kullanilir) gönderdiği e-postanın her atılışında bilmem kaç kurus para kazanacağı ile ilgili postalardir. Bu tür postalarin hiçbirinin gerçekle ilgisi yoktur ve tek amaçları bu tür postalar forward edildikçe üzerinde toplanan e-posta adreslerinin toplanmasidir. Dikkat edilirse imza kampanyalarinda bile e-posta adresinizi eklemeniz istenmektedir. Bu zincir mektuplarla toplanan adresler daha sonra pazarlanmakta, "250000 Türk'ün e-posta adresi" gibisinden CDler ile satilmaktadir. Daha sonra bu posta adreslerine abuk sabuk (genelde illegal) ürün ilanlari gelmektedir. Bu tür ilanlarin sonundaki "çikmak için bilmem kim@bilmem kim.com adresine remove baslikli bir e-posta göndermeniz yeter" yazısı KESİNLİKLE ciddiye alinmamalidir. Genelde bu tür remove cevapları kaale alinmamakta, hatta e-posta adresinin dogrulugunu kontrol etmekte kullanilmaktadir. Kullanicinin istegi disinda gönderilen bu tür e-postaların hepsine SPAM adi verilir ve gerek e-posta adresleriningereksiz şişmesine, gerekse internet trafiginin (şuan da bir problem teşkil etmesede yakın gelecekte) artmasına yol açarak, gereksiz bir yük olusturmaktadirlar. Peki sizin maillerinizin bununla ne ilgisi var? Siz burda belirtilen tür mailleri zaten hiç atmiyorsunuz. Sizin attıklarınız zararsız/komik yazilar, karikatürler, ve üstelik SADECE KENDi ARKADAS ÇEVRENiZDEN BİRKAÇ KİŞİYE ATIYORSUNUZ. Olayi tekrar gözden geçirirsek, sizin attiklarinizla, yukarida belirtilen tür maillerin hiç bir farki yok. Sizin yolladiginiz mail de o arkadastan bu arkadaşa gezinerek, en sonunda "To" kisminda 100 kadar arkadasin adini içererek, bu adresleri toplayan birinin eline geçebilir. Sonuç? "bu kişiler benim mail adresimi nerden buluyor?" dediginiz olmadi mi hiç? Peki bundan kurtulmanın bir yolu yok mu? Var. Aslinda bu igrenç durumdan kurtulmanın, çok kolay, çok zahmetsiz ve çok kisa bir yolu var. Birden çok kişiye mail atiyorsaniz, MAIL ATTIGINIZ KiSiLERiN ADRESiNi "BCC" KISMINA YAZMAK. BCC nedir ? BCC, henüz maillerin varolmadigi zamandan gelen bir terimin kisa yazilisidir. "Blind Carbon Copy". (Akabinde CC: Carbon Copy). "BCC"'nin "CC"'den ve "To"'dan farki, BCC'ye yazilan adreslerin KiMSE TARAFINDAN GÖRÜLEMEMESİDİR. TÜRKÇE KARŞILIĞI “GİZLİ” demek. Yani birden fazla kişiye yolladığımız maillerde, ARKADASLARINIZIN ADRESLERiNi BCC'YE YAZMAK BU SORUN iÇiN KESİN ÇÖZÜMDÜR. Bununla birlikte "forward" ettiginiz maillerin basindaki "---Original Message---" kısmini da silerseniz, hem yollanan maillerin içerigi 10'larca gereksiz satırdan kurtulacak ve böylece okunmasi kolaylasacak, hem de mail adresi hırsızlarının isi zorlasacaktir. Görüldügü gibi kolay olan bu çözümün tek zor yani, onu akil etmek. Gerçekten böyle bir Spam Mail Ticareti'nden habersiz arkadaşlarınızın böyle bir sey düsünmesine pek imkan yok. Öyleyse bu bilgiyi onlarla paylaşarak hem onlari, hem de kendi mail adreslerimizi kurtarmaliyiz. Bu mail ticaretinin boyutlari hakkinda fikir vermesi için sunu da belirteyim ki, duyduguma göre Amazon.com da kendisine üye olan kullanıcıların bilgilerinin Amazon.com'un mali olduğunu ve onları istediği gibi pazarlayabileceğini iddia etmeye basladi. Varin gerisini siz düsünün. Unutmayın, siz de Internet zincirinin bir halkasisiniz, ve bu zincirin daha kaliteli olmasi için üzerinize düsen görevi yapin. Lütfen maillerinizi arkadaşlarınıza gönderirken BCC olarak gönderin
|
|
|
|